Çin’de haberlerini ilk kez gördüğümüzde, henüz ülkemize gelmesi çok uzak bir ihtimal sanarken hatta belki bu virüse inanmasakta; İran ve bilhassa İtalya’nın ardından kapımıza gelen koronavirüs tehdidi karşısında bizlerde her ülke gibi panik içinde kaldık.

Hala neler yapacağımızı bilmediğimiz, aşısı veya tedavisi olmayan bu ölümcül virüs karşısında ülkemiz “HENÜZ”karantina yani evden çıkma yasağı getirmese de bir çoğumuz evlerimizdeyiz…

İş yeri arkadaşlarım, ailem ve ben dahil olmak üzere görüyorum ki evde, dört duvar arasında akıl sağlığımızdan bu kısa süreç içerisinde şüphe etmeye başladık bile.

Salgının beraberinde getirdiği duygusal yükü hafife almayın. Dışarı çıkamamak, hatta işe ve okula gidememek tüm düzenimizi alt üst etti. Bu karantina günlerinde ruh sağlığımızı koruyabileceğimiz bir takım önerilerim olacak…

Bu karantina döneminde işlerinize konsantre olmanız zaman alacaktır. Kendinizi rahatlatın. Uzaktan çalışma ve izolasyonun hayatımıza getireceği yeni bir düzene hem kendimiz, hem de sorumluluk duyduğumuz ailemiz için bir sürede olsa alışmalıyız.

En önemli önerim;  günlük rutininizi koruyun..

Düzenli uyku, düzenli uyanma saati, spor yapmak için ayrılan zaman, günlük işlerle uğraşmak, okumak, müzik dinlemek, yemek yapmak, evi düzenlemek, kalan zamanınızı da öğrenmek istediğiniz konularla geçirebilirsiniz.

Yaşadığınız alana çekidüzen verme zamanı

Evinizde uzun zamandır  bir değişiklik yapmamış olabilirsiniz. Belki şimdi eşyalarınızdan eskileri elden çıkarma, dolaplarınızı, kütüphanenizi düzenleme, yenileme ve güzelleştirme vakti olabilir. Eşyalarınızı gözden geçirirken hafiflemiş hissedersiniz, ben yaptım kesin işe yarıyooor! 🙂

Yeni bilgiler

Bilgi sahibi olmak olayları ve hayatı kontrol edebilme duygunuzu daha fazla etkiler. Ülkemiz ile ilgili yeni bilgilere ulaşın ancak  sosyal medyada dolaşan yanlış bilgilere aldanmayın. Ayrıca bu yanlış bilgilerin yayılmasına  destek olmayın. Fazla bilgi kirliliği zehirlidir, panik, kaygı ve stresi arttırır. Doğru olan bilgileri yaş durumuna göre çocuklarınızla mutlaka paylaşın. Çocukların bu gibi durumlarda ne yapılıp, ne yapılmayacağını öğrenmeleri ve sorumluluk almaya başlamaları çok önemli.

Stresten kaçının

Derin nefes almak, müzik dinlemek, fiziksel faaliyet, örgü örmek, günlük tutmak, bulmaca çözmek, fırsattan istifade yeni bir dil veya müzik aleti öğrenmek, boya ve el işi malzemeleriyle yaratıcılığınızı geliştirmeniz zihin ve ruhunuzu yeniler.

Evde kapalı yaşamaya mahkum olduğumuz dönemi fırsat bilip yeni bir dil öğrenebilir, iyi bilmediğiniz bir dili geliştirebilirsiniz. Bu durumda hayat normale döndüğünde kendinize vermiş olduğunuz kıymetli bir armağan olur 🙂

Umudunuzu  yitirmeyin

Zor zamanların hep geçici olduğunu hatırlayın. Virüsün yayılması duracak, karantina bitecek ve günlük hayatımıza, alışkanlıklarımıza, yapmaktan hoşlandığımız her şeye geri döneceğiz. Ama bu zorlu yolculuktan da öğrenip, ders çıkardığımız şeyler olmalı. Bakalım bu zorlu durumdan kim neler öğrenecek, ne dersler çıkaracak?

“Umut bizi hayatta tutan halattır, inanarak hiç ucunu bırakmayın.”

1945’lerde Nazi kamplarından kurtulan Viktor Frankl, nasıl hayatta kalabildiğini soranlara  “İnanmaktan hiç vazgeçmedim” demişti 🙂

(Visited 58 times, 1 visits today)